- nerede olduğunu biliyor
- çeliğin çeliğe çarpışı gibi bir çınlama
- sanrılardan yana bir avuç tütün
- yazgısının solukluğu nefesinin yokluğu kadar
- hırçın rüzgarlarla seremoni yapıyor
- kurtarabileceği kimsesi kalsın istemiyordu
- gücünün son demlerine kadar ruhuna çekilmek istiyordu
- bir kere
- çok parlaktı bu ayın yansıttığı
- ışık ve çevresine dolanan metalik gri
- bir kere
- çok alçaktı bu yükseklerin umudu
- faydasız gün ışığı sarmallar hâlinde iniyor
- tepesine ve bakınıyor manzaraya
- kuşbakışının yansıması gibi gözbebekleri
- ufalıyor kendinden uzaklaştıkça
- bu manzara gittikçe daha da büyüyor
- içine alıyor kendisini
- pırlanta parıltıları arasında sesinin yankısını duyuyor
- ne denli ışıldadığından bahsedilseydi
- bir müddet inanır mıydı talihsiz bedenine
- bir müddet kucaklaşmanın hayalini
- asırlara gizler miydi
- usulcana esiyorsa bu rüzgar
- ve bir gecenin yarısı bu metalik grinin
- ayrıntılarında gözbebeği kamaşırken
- bu inatçı gözbebeği,
- aptal gözbebeği, kabul ediyor her şeyi*
- var oluşunun demir alışı bu güne dayanıyor
- kaçınganlığın yüzyılını devirmiş
- millerce yol gitmiş de karaya ayak basamamış
- bu sular ne denli hırçın akar kimseler bilemez
- kimselere varılacak kıyı bırakmaz
- inatçıdır yüreğinin ezgisi,
- inatçıdır tutunamadığı kırık parmaklarına inat
- ah nasıl da zarar veriyor bunu amaçlamasa bile
- istediği öfkenin kılıf bulmuş hâli olsa da
- kurtarılacak kimsesi kalsın istemiyordu
- gücün baş dönmesi bilinmezse bu alfabe
- bilinmezse konuştuğu dil ve bir zamanlar soluklandığı
- ah nasıl da zararlara gebe kalmış
- bir zamanlar yaşamak böyle bir şey sanıyordu
- bir şekilde böyle nefes alabileceğini sanıyordu
- bir şekilde,
- bir şekilde,
- kusursuzlaşacaktı zihninde
- dört bir yanına dikilecekti fildişi kuleler
- tek bir kaçamak gözün dahi hizasında olmayacaktı
- kuzgunların ve gelinciklerin koşturduğu
- çiçeklerin boyuna açıp solduğu
- rüzgarların yıkıp savurduğu
- bu diyarlarda yalın ayak dolaşmak ne bilir misiniz
- bilir misiniz bu kıyılarda ne keskin kayalar var
- zaman sizi doğurmamış gün geçtikçe
- o ise doğup taşmaların insanıydı
- her gecenin ve her günün doğuşu ile
- karşıt anlamlar arasında tökezledi yıllarca
- kimi kimsesi olmayacaksa bir dilin altında ne denli kilitler vardır
- sağır olan gözlere ne denli çatık kaşlar
- ve yazılı olan her şeye karşı bir kutsallık
- anlaşılacak tek bir cümle varsa iyi seçmeli
- iyi seçmeli nereye dökülecekse bu azgın ırmak
- taştığı yataklara hangi toy inlemeler
- hangi toy kavruk tenlerle sevişilecekse
- savurursan bu saçın en koyu ağırlığını
- savurursan bu saçların avuç avuç yolunduğu
- ah ne denli zararlardan sonra ayaklandı
- ne şiddetli depremlerin ardından sonra titrek dizlerle
- çok yakın bir gelecek bu kayıp olanın
- her şey henüz iyileşmekteydi
- kurtarılacak kimsesi kalsın istemiyordu
- kurtarılacak kimse olmak istemiyordu
jan 24 2026 ∞
may 24 2026 +